Basında Biz

Güllü 'Kadınlar şiddet görmesin ve ölmesin'

 25 Kasım Dünya Kadına Şiddet Günü dolayısıyla Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu bir açıklamada bulundu.

Kadına yönelik şiddetin son bulması gerektiğini belirten Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü 25 Kasım’da bir çok yerden arandıklarını dile getirerek, kadına şiddet konusunun bir gün değil her gün dile getirilmesi gerektiğini belirtti. 
 
25 Kasım Dünya Kadına Şiddet Günü nedeniyle bir çok yerde panellerin ve konferansların düzenlediğini belirten Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü  “Her 25 Kasım Kadına şiddet  günü birçok yerden aranırız.  Paneller konferanslar düzenlenir.

Kaç kadın öldürüldü, kaç taciz, tecavüz var gibi pek te hoş olmayan bu sorulara  cevaplar ve  konuşmalarla  günün anlam ve önemi hatırlanmış olur. Hepimiz bu eylemleri yaparken ülkenin birçok yerinde sayıları arttıran ölümler, tacizler, tecavüzler olmaya devam etmiştir. Ama olsun. Kimi belediyelerin kırmızı karanfil vererek hatırladığı gün, uygulayıcısı olmaktan kaçınılan yasanın ilk imzacısı olmakla övündüğümüz  güne dönüşür” diye konuştu.


Hiç bir zaman kadınları dinlemekten yorulmayacaklarını dile getiren ve her zaman şiddete uğrayan kadınların yanında olacaklarını belirten Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü açıklamalarını şu ifadelerle sürdürdü:
 
 Birbirimizi  dinlemekten yorulmadığımız ama çözümsüzlük karşısında yorulduğumuz bu çalışmalar için çabalarımız durmaz devam eder. 
 

Hadi merakınızı giderelim 1 Ocak 2015 tarihinden bu yana gün itibariyle Federasyonumuzdaki kayıtlara göre 261 kadın öldürülmüş. 
 
 Neden niçin nasıl  öldürülmüş  soruları faillere sorulduğunda;
 
- Kırmızı mont, elbise  tahrik etmiş

- Kırmızı ruj sürmüştü

-Tayt giymişti

-Saçlarını dalgalandırıp cilve yaparak tahrik etmişti

-Kadınlık yapmamıştı

-Boşanmak istemişti Ya da boşanmıştı

-Yemek yapmamıştı

-Gülümsemişti   diyerek 
 
Yukarıdaki  cevapları verirler. Çünkü artık biliniyor ki Tahrik etmek suçu örter.  Hele birde SAYGIN duruş takım elbiseli ve kravatlı olursa iyi hal indirimini otomatik olarak alırsınız.   Ballı kaymak.
 
2015 yılının bizlere öğretisi İndirimler oldu. Sezon sonu değil bahse konu ettiğimiz indirimler. Hukuk ta var olan ceza indirimleri.
TCK 62. madde ile tanıştırıldık mağdurların davalarında 
 
Bakın indirim alan davalarda ki sebeplerden birkaçı
 
 -Tecavüz sırasında bağırdığını duyan olmamış, bağırsaydı (Özgecan sonrası Bakan      
  Ayşenur İslam çığlık atmayı öğretin çocuklarınıza demişti )
 
-12 yaşında ama rızası dahlinde olmuştur (BM 18 yaşa kadar herkesi çocuk olarak tanımlar)
 
-Çok sık banyo yapıyordu, şüphelendim beni aldatmasından
 
-Benden izinsiz çarşıya gitmişti
 
-Zaten bakire değildi
 
-Tecavüz yarım kaldığı için
 
-Mahkeme sürecinde Saygın duruşu vardı.
 
Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyoruz ama tüm bunların ötesinde en son ki saygın  duruş  indirimi fitili ateşleyen bir vakadır kanaatimizce.
 
14 yaşındaki bir kız çocuğunun başına taşla vurup onu bayılttıktan sonra tecavüz eden failin saygın duruş alması   akıllara ziyandır.
 
TCK 62 (2) bendine istinaden verilen tüm bu indirimler kamu vicdanını yaralamaktadır. 
 
Peki, yok mu bu şiddeti önleyecek önlemler yapılamaz mı diye sorduğunuzu düşünerek buradan TBMM üyelerine, TBMM başkanına ve yeni hükümete seslenmek istiyoruz.

Diyoruz ki;

Acil Eylem Planı yapmamız lazım birlikte. Biz sahayı yani olayların nedenlerini niçinler ini ve yapılması gerekenleri biliyoruz.  TBMM olarak devrede olmanız gerek tüm siyasi aktör ve aktrislerle. Son olarak Hükümet yetki elinizde kaynak elinizde  haydi hep beraber helva yapalım. Ama helva mevta helvası olmasın. Olumlu bir sürece gidecek mekanizmaya işlerlik kazandırma mutluluğunun helvası olsun. 

Çok zor değil inanın ölenlerin geride kalanlarının çektiği acıyı, tecavüzle yıkılan hayatları, tüm bu olaylardaki kaynak israfını ve toplumun ruh halini düşünürseniz çok zor değil diyoruz. 
 
Haydi, kadınlar şiddet görmesin  ve  ölmesin.

Haber kaynağı: http://www.diyarinsesi.org/haber/gullu-kadinlar-siddet-gormesin-ve-olmesin-73481.htm

Karakoldaki o kadın konuştu

İzmir’de karakolda polis vahşetine maruz kalan Fevziye Cengiz, “İlaçlarla ayakta duruyorum. Karakol görmek istemiyorum, korkuyorum oralardan”, eşi de “Polislerden tehdit alıyoruz” dedi.
 
İzmir Karabağlar’da 5 ay önce götürüldüğü karakolda polislerden yediği dayağın görüntüleri kamuoyuna yansıyan Fevziye Cengiz, artık karakol görmek istemediğini belirterek “Korkuyorum oralardan. Hala psikolojik tedavi görüyorum” dedi.

17 Temmuz’da Karabağlar’da bir müzikhole eşi ve yakınlarıyla giden Cengiz burada eğlenirken, iddiaya göre kimlik kontrolü yapan polisler yanına geldi. Eşinin otomobilden kimlikleri alıp gelmesini beklemeyen polislerden biri “gitmek istemiyor musun kahpe” diye bağırırken, zor kullanarak kelepçeledikleri Cengiz Karabağlar karakoluna götürüldü. Burada elleri yine arkadan kelepçelenen Cengiz, polislerden yediği dayağın ardından savcılığa giderek suç duyurusunda bulundu.

Ancak polislerin de Cengiz hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla ortaya ilginç bir durum çıktı. Polislerin şikayeti üzerine savcı Ahmet Küçükpınar, Cengiz hakkında “kamu görevlisini yaralamak ve hakaret” suçlarından 6.5 yıla kadar hapis cezası talep etti.

Polislerin “Kollarından tutmadan önce eliyle koluma vurdu”, “Benim kollarımı tırmaladı”, “beni eliyle itti” diyerek şikâyetçi olduğu belirtildi. Karakolda bulunan kameralara yansıyan ve savcılığa gönderilen feci dayağın görüntülerinin dünkü Vatan gazetesinde yer almasıyla kamuoyundan büyük tepki yükseldi.

TEDAVİ GÖRÜYOR
8 yaşında bir kızı olan Fevziye Cengiz (37), eşi Murat Cengiz ile birlikte açıklamalarda bulunurken, yaşadığı olayın etkisinden hala kurtulamadığını söyledi. “Psikolojik tedavi görüyorum. İlaçlarla ayakta duruyorum. Karakol görmek istemiyorum, artık korkuyorum oralardan” diyen Cengiz şunları söyledi:

“Benim polislere küfretmem, saldırmam gibi bir durum yok. Bunlar tamamen iftira. Konuyu hatırladıkça daha kötü oluyorum. Şu an çok kötüyüm. Görüntüleri izleyince daha kötü oldum. Tedirginliğim, korkularım var. Sadece onların ceza almasını istiyorum. Başkalarının başına böyle bir olay gelmesin.”

TEHDİT VAR
Murat Cengiz de, olay günü kimliğini getirmek için yanından ayrıldığını, ancak ardından olayın meydana geldiğini söyledi. Zor günler geçirdiklerini dile getiren Murat Cengiz şöyle konuştu: “Eşim hala tedavi görüyor. Polislerden tehdit alıyoruz. Sürekli takip edip rahatsız ediyorlar. Ben eşimin kimliğini götürmek için yanından ayrıldığım sırada dövmüşler. Beni de karakolun dışına attılar. Bunu yapanların adalet önüne çıkıp ceza almalarını istiyorum. Konuyu AİHM’ye kadar götüreceğim. Başımıza bir şey gelse, polisten değil avukatımızdan yardım isteriz.”

Fevziye Cengiz’in avukatı Hanife Yıldırım ise, davanın işkence kapsamında Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini savunurken, İçişleri Bakanlığı’na başvurarak polislerin görevden alınmasını talep ettiklerini, soruşturmanın genişletilmesi talebiyle yaptıkları başvurunun ise reddedildiğini belirtti.

İzmir Emniyet Müdürlüğü, dün konuyla ilgili yaptığı açıklamada polislerin attığı dayağa ilişkin ifade kullanmazken, Cengiz’le ilgili şu ifadeleri kullandı: “Olay denetim sırasında, eğlence merkezinde Fevziye C.’nin izinsiz olarak çalıştığının belirlenmesi üzerine yaşanmıştır. Alkollü olduğu belirtilen Fevziye C, polislere mukavemette ve hakarette bulunması üzerine zor kullanılma suretiyle Karabağlar Polis Merkezi’ne götürülmüştür. Kamera kayıtları Başsavcılığa intikal ettirilmiş, polis memurları Beyit S, Hakan Y. ve Tekin D’nin yargılaması devam etmektedir. Polis memurları hakkında İzmir Emniyet Müdürlüğünce idari soruşturma açılmış ve sürmektedir.” İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’nden ikinci açıklama yapıldı. Açıklamada ’Olaylara karışan polisler 9 Aralık 2011 itibariyle görevden uzaklaştırılmıştır. işleri Bakanlığı’ndan müfettiş talebinde bulunulmuştur’ denildi.

ŞİKÂYETÇİ OLDU BİR DE 6.5 YILLA YARGILANACAK
İzmir’de Karabağlar Karakolu’nda, Fevziye Cengiz’in polislerden dayak yemesiyle ilgili iki ayrı davanın açıldığı ortaya çıktı. Fevziye Cengiz’in kendisini dövdüklerini söyleyerek şikayetçi olduğu polisler Tekin Doğan, Beyit Sezgen ve Hakan Yörük hakkında ’zor kullanma yetkisini aşarak basit yaralama’ suçundan 6’şar aydan 1.5’ar yıla kadar hapis cezası istemiyle İzmir 17’inci Sulh Ceza Mahkemesi’nde dava açıldığı, ilk duruşmanın da 15 Şubat’ta görüleceği kaydedildi. Polislerin karşı şikayette bulunduğu Fevziye Cengiz hakkında, ’görevli memura mukavemet ve hakaret’ suçlamasıyla İzmir 15’inci Sulh Ceza Mahkemesi’nde 6.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan dava ise halen sürüyor.

EMNİYET MÜDÜRÜNE GÖRE ‘TEKRAR TEKRAR PİŞİRİLİYOR’
Konuyla ilgili Milliyet’e açıklama yapan İzmir Emniyet Müdürü Ali Bilkay, soruşturmanın sürdüğünü belirterek, “Bazı gazetelerde ve sitelerde haberi okudum. Okuduğumda olayın yeni gibi yayınlandığını gördüm, bu yanlış. 6 ay önce yaşanmış bir olayı tekrar pişirip servis etmekle ne yapmak istediklerini anlamış değilim. Kadına şiddete kesinlikle karşı olduğumuzu herkesin bilmesini isterim. Olayla ilgili soruşturmalar sürüyor” diye konuştu.

Bu olayın ne zaman yaşandığının hiçbir önemi olmadığını dile getiren Kadın Hakları Federasyonu Başkanı Canan Güllü ise açıklamaya şöyle tepki gösterdi: “2006 yılında Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığı’nın imzasıyla BM uyum süreci çerçevesinde, 40 bin polis ‘Kadına şiddet’ konusunda eğitildi. Ancak biz şimdi yetkililere soracağız; bu polisler hangi karakollarda görevlendirildi? Kadınlara tehdit ve dayak halinde polise gidin diyoruz. Şimdi kadınlar kime sığınacak?”

Kadın Haklarını Koruma Derneği İzmir Şubesi Başkanı Engin Demir de “Kadınlara, ‘karakola sığının’ diyoruz. Polisler bunu yapıyorsa, güvendiğimiz dağlara kar yağdı demektir” diye konuştu.  

İzmir Emniyet Müdürlüğü, hakkında işlem yapılmak üzere polis merkezine götürülen kadını darp eden ve karakoldaki güvenlik kamerası görüntüleri basına yansıyan 2 polis memurunun görevden uzaklaştırıldığını bildirdi.

Karabağlar Polis Merkezi'nde Fevziye C'nin dayak yediği güvenlik kamera görüntülerinin basına yansımasının ardından İzmir Emniyet Müdürlüğü'nden yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, şu ifadeler yer aldı: ''Olaya karışan polis memurları 9 Aralık 2011 tarihi itibariyle görevden uzaklaştırılmıştır. Konu ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı'ndan müfettiş talebinde bulunulmuştur.''

Kaynak: 

http://www.internethaber.com/karakoldaki-o-kadin-konustu-388996h.htm

O kadın konuştu

İzmir’de karakolda polis vahşetine maruz kalan Fevziye Cengiz, “İlaçlarla ayakta duruyorum. Karakol görmek istemiyorum, korkuyorum oralardan”, eşi de “Polislerden tehdit alıyoruz” dedi.

İzmir Karabağlar’da 5 ay önce götürüldüğü karakolda polislerden yediği dayağın görüntüleri kamuoyuna yansıyan Fevziye Cengiz, artık karakol görmek istemediğini belirterek “Korkuyorum oralardan. Hala psikolojik tedavi görüyorum” dedi.

 
17 Temmuz’da Karabağlar’da bir müzikhole eşi ve yakınlarıyla giden Cengiz burada eğlenirken, iddiaya göre kimlik kontrolü yapan polisler yanına geldi. Eşinin otomobilden kimlikleri alıp gelmesini beklemeyen polislerden biri “gitmek istemiyor musun kahpe” diye bağırırken, zor kullanarak kelepçeledikleri Cengiz Karabağlar karakoluna götürüldü. Burada elleri yine arkadan kelepçelenen Cengiz, polislerden yediği dayağın ardından savcılığa giderek suç duyurusunda bulundu.
 
Ancak polislerin de Cengiz hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla ortaya ilginç bir durum çıktı. Polislerin şikayeti üzerine savcı Ahmet Küçükpınar, Cengiz hakkında “kamu görevlisini yaralamak ve hakaret” suçlarından 6.5 yıla kadar hapis cezası talep etti.
 
Polislerin “Kollarından tutmadan önce eliyle koluma vurdu”, “Benim kollarımı tırmaladı”, “beni eliyle itti” diyerek şikâyetçi olduğu belirtildi. Karakolda bulunan kameralara yansıyan ve savcılığa gönderilen feci dayağın görüntülerinin dünkü Vatan gazetesinde yer almasıyla kamuoyundan büyük tepki yükseldi.
 
TEDAVİ GÖRÜYOR
8 yaşında bir kızı olan Fevziye Cengiz (37), eşi Murat Cengiz ile birlikte açıklamalarda bulunurken, yaşadığı olayın etkisinden hala kurtulamadığını söyledi. “Psikolojik tedavi görüyorum. İlaçlarla ayakta duruyorum. Karakol görmek istemiyorum, artık korkuyorum oralardan” diyen Cengiz şunları söyledi:
 
“Benim polislere küfretmem, saldırmam gibi bir durum yok. Bunlar tamamen iftira. Konuyu hatırladıkça daha kötü oluyorum. Şu an çok kötüyüm. Görüntüleri izleyince daha kötü oldum. Tedirginliğim, korkularım var. Sadece onların ceza almasını istiyorum. Başkalarının başına böyle bir olay gelmesin.”
 
TEHDİT VAR
Murat Cengiz de, olay günü kimliğini getirmek için yanından ayrıldığını, ancak ardından olayın meydana geldiğini söyledi. Zor günler geçirdiklerini dile getiren Murat Cengiz şöyle konuştu: “Eşim hala tedavi görüyor. Polislerden tehdit alıyoruz. Sürekli takip edip rahatsız ediyorlar. Ben eşimin kimliğini götürmek için yanından ayrıldığım sırada dövmüşler. Beni de karakolun dışına attılar. Bunu yapanların adalet önüne çıkıp ceza almalarını istiyorum. Konuyu AİHM’ye kadar götüreceğim. Başımıza bir şey gelse, polisten değil avukatımızdan yardım isteriz.”
 
Fevziye Cengiz’in avukatı Hanife Yıldırım ise, davanın işkence kapsamında Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini savunurken, İçişleri Bakanlığı’na başvurarak polislerin görevden alınmasını talep ettiklerini, soruşturmanın genişletilmesi talebiyle yaptıkları başvurunun ise reddedildiğini belirtti.
 
POLİSLER UZAKLAŞTIRILDI
İzmir Emniyet Müdürlüğü, dün konuyla ilgili yaptığı açıklamada polislerin attığı dayağa ilişkin ifade kullanmazken, Cengiz’le ilgili şu ifadeleri kullandı: “Olay denetim sırasında, eğlence merkezinde Fevziye C.’nin izinsiz olarak çalıştığının belirlenmesi üzerine yaşanmıştır. Alkollü olduğu belirtilen Fevziye C, polislere mukavemette ve hakarette bulunması üzerine zor kullanılma suretiyle Karabağlar Polis Merkezi’ne götürülmüştür. Kamera kayıtları Başsavcılığa intikal ettirilmiş, polis memurları Beyit S, Hakan Y. ve Tekin D’nin yargılaması devam etmektedir. Polis memurları hakkında İzmir Emniyet Müdürlüğünce idari soruşturma açılmış ve sürmektedir.” İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’nden ikinci açıklama yapıldı. Açıklamada ’Olaylara karışan polisler 9 Aralık 2011 itibariyle görevden uzaklaştırılmıştır. işleri Bakanlığı’ndan müfettiş talebinde bulunulmuştur’ denildi.
 
ŞİKÂYETÇİ OLDU BİR DE 6.5 YILLA YARGILANACAK
İzmir’de Karabağlar Karakolu’nda, Fevziye Cengiz’in polislerden dayak yemesiyle ilgili iki ayrı davanın açıldığı ortaya çıktı. Fevziye Cengiz’in kendisini dövdüklerini söyleyerek şikayetçi olduğu polisler Tekin Doğan, Beyit Sezgen ve Hakan Yörük hakkında ’zor kullanma yetkisini aşarak basit yaralama’ suçundan 6’şar aydan 1.5’ar yıla kadar hapis cezası istemiyle İzmir 17’inci Sulh Ceza Mahkemesi’nde dava açıldığı, ilk duruşmanın da 15 Şubat’ta görüleceği kaydedildi. Polislerin karşı şikayette bulunduğu Fevziye Cengiz hakkında, ’görevli memura mukavemet ve hakaret’ suçlamasıyla İzmir 15’inci Sulh Ceza Mahkemesi’nde 6.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan dava ise halen sürüyor.
 
EMNİYET MÜDÜRÜNE GÖRE ‘TEKRAR TEKRAR PİŞİRİLİYOR’
Konuyla ilgili Milliyet’e açıklama yapan İzmir Emniyet Müdürü Ali Bilkay, soruşturmanın sürdüğünü belirterek, “Bazı gazetelerde ve sitelerde haberi okudum. Okuduğumda olayın yeni gibi yayınlandığını gördüm, bu yanlış. 6 ay önce yaşanmış bir olayı tekrar pişirip servis etmekle ne yapmak istediklerini anlamış değilim. Kadına şiddete kesinlikle karşı olduğumuzu herkesin bilmesini isterim. Olayla ilgili soruşturmalar sürüyor” diye konuştu.
 
Bu olayın ne zaman yaşandığının hiçbir önemi olmadığını dile getiren Kadın Hakları Federasyonu Başkanı Canan Güllü ise açıklamaya şöyle tepki gösterdi: “2006 yılında Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığı’nın imzasıyla BM uyum süreci çerçevesinde, 40 bin polis ‘Kadına şiddet’ konusunda eğitildi. Ancak biz şimdi yetkililere soracağız; bu polisler hangi karakollarda görevlendirildi? Kadınlara tehdit ve dayak halinde polise gidin diyoruz. Şimdi kadınlar kime sığınacak?”
 
Kadın Haklarını Koruma Derneği İzmir Şubesi Başkanı Engin Demir de “Kadınlara, ‘karakola sığının’ diyoruz. Polisler bunu yapıyorsa, güvendiğimiz dağlara kar yağdı demektir” diye konuştu.  
 
İzmir Emniyet Müdürlüğü, hakkında işlem yapılmak üzere polis merkezine götürülen kadını darp eden ve karakoldaki güvenlik kamerası görüntüleri basına yansıyan 2 polis memurunun görevden uzaklaştırıldığını bildirdi.
 
Karabağlar Polis Merkezi'nde Fevziye C'nin dayak yediği güvenlik kamera görüntülerinin basına yansımasının ardından İzmir Emniyet Müdürlüğü'nden yazılı açıklama yapıldı.
 
Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
 

"Olaya karışan polis memurları 9 Aralık 2011 tarihi itibariyle görevden uzaklaştırılmıştır. Konu ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı'ndan müfettiş talebinde bulunulmuştur."

Kaynak: http://www.objektifhaber.com/o-kadin-konustu-102543-haber/

"Vekili Meclise Bekliyorum" Eylemi

 

Bitmeyen Şiddet

 

1976 Yılında Kurulan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'nun temel amacı "Kadının kalkınması yoluyla toplumun maddi ve manevi kalkınması için çalışmak ve bu konuda yardımlaşma ve dayanışmayı sağlamak"dır. Ve 43 yıldır bu temel amaçla çalışmalarına devam etmektedir.

İletişim Bilgilerimiz

Küçükesat Akay Cad. 15/2 06660 Ankara - Türkiye

+90 (312) 417 26 04

info@tkdf.org.tr