Basında Biz

Kadın örgütleri: AYM'nin '15 yaş kararı' çocuk istismarının önünü açacak

 

AYM'nin, 15 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı gerçekleştirilen her tür cinsel davranışı ‘cinsel istismar' sayan TCK hükmünü iptal etmesi tepki çekti. Kadın dernekleri ve hukukçular kararın zaten büyük bir sorun olan istismarı artıracağı görüşünde.

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) çocuk istismarına cezayı ‘orantısız' diye iptal eden karara kadın örgütleri ve hukukçular sert tepki gösterdi.

Hürriyet'ten Oya Armutçu'nun haberine göre, AYM ve Yargıtay kararlarına verilen tepkiler şöyle:

'KADINLARIN YAŞAM ALANI DARALTILIYOR'

 

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü:

 

"Bu kararlar ışığında, tecavüzcüyle evlilik geri getirilecek. Devlet eliyle çocuk istismarının yolu açılacak. Türkiye'de kadınların yaşam alanı daraltılıyor. Cumhuriyetin kazanımları teker teker ellerinden alınıyor. İstanbul'da 16 gün önce işten evine dönen 30'lu yaşlarda bir kadın apartman girişinde tacize uğradı. Komşuları müdahale bile etmedi. AYM kararına imza atanların hepsi erkek. İmzacı beyler, size sormak istiyorum. Sizin 12 yaşında kızınız ya da torununuz var mı? AYM'nin iptal kararları ışığında, ‘15 yaşındaki çocuğa diyoruz ki; tecavüze rızası vardır suç olarak kabul etmeyelim. Hatta evlendirelim. Evlendirdikten sonra beş yıl jandarmalık yapalım. Evlilik devam ettiyse tamam biz görevimizi yaptık. Ceza vermeyelim diyelim. Cezaları da kademeli daha az verelim. Bu, devlet eliyle çocukları cinsel istismara itmek demek değil mi? Ensest araştırmamıza göre yüzde 40 oranında ensest, çoklu tecavüzler varken, yeniden tecavüzcüyle evlilikte cezasızlığın getirilmesi, cezaların indirilmesi akıl almaz facialar doğurur. Türkiye için faturası çok ağır olur. Bir nesli yok eder."

'ABESLE İŞTİGAL'

Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran:

"AYM'nin iptal kararı, altı ay içerisinde benzer bir düzenleme yapılmadığı takdirde 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın artık cinsel istismar suçu olarak işlem görmeyeceği anlamına geliyor. Cinsel istismara maruz kalmış 15 yaşından küçük çocuklarda rıza aramak, en hafif tabiriyle abesle iştigaldir."

'ÇOK VAHİM BİR KARAR'

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Bahar Gökler:

"Çocuk haklarına tamamen aykırı, çocuk istismarı suçlarını artıracak bir karar. Bu şekilde çocukları nasıl koruyacağız bilmiyorum. Her şeyden evvel uluslararası sözleşmelerce 18 yaşın altındaki her bireyin ‘çocuk' kabul edildiği açıktır. Cinsel tacizde çocuğun rızası diye bir durum asla söz konusu olamaz. Çok vahim bir karar."

'KÜÇÜK YAŞTA EVLİLİKLERE YOL AÇACAK'

İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Avukat Nazan Moroğlu:

"İptal kararı, büyük sorunlara yol açacaktır. Çocukların her türlü taciz ve tecavüze korunmasız bırakılmış hale getirilmesine, kız çocuklarının eğitimden yoksun kalarak küçük yaşta evlendirilmesine yol açacak. Çocuklar yeniden mağdur edilirken bu suçların failleri de özgür bırakılmış olacak."

 

Kaynak: http://tr.sputniknews.com/turkiye/20160715/1023866420/kadin-orgutleri-aym-cinsel-istismar.html

Kadın dernekleri: AYM'nin kararı devlet eliyle çocuk istismarının yolunu açacak

 AYM’nin, çocuk istismarına yönelik kararından sonra, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, '15 yaş' hükmünün iptal edilmesiyle birlikte "tecavüzcüyle evlilik getireleceğini" belirtirken "Devlet eliyle çocuk istismarının yolu açılacak" dedi.


 

AYM’nin, 15 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı gerçekleştirilen her tür cinsel davranışı ‘cinsel istismar’ sayan TCK hükmünü iptal etmesi tepki çekti. Kadın dernekleri ve hukukçular kararın zaten büyük bir sorun olan istismarı artıracağı görüşünde. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, '15 yaş' hükmünün iptal edilmesiyle birlikte "tecavüzcüyle evlilik getireleceğini" belirtirken "Devlet eliyle çocuk istismarının yolu açılacak" dedi. Hürriyet'ten Oya Armutçu'nun haberine göre, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) çocuk istismarına cezayı ‘orantısız’ diye iptal eden kararı kadınları ayağa kaldırdı. Hukukçular da karara sert tepki gösterdi. AYM ve Yargıtay kararlarına kadın dernekleri ve hukukçular ile siyasilerin tepkileri şöyle: İki iptal AİHM yolunda Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü'nün konuyla ilgili değerlendirmeleri şöyle: "Bu kararlar ışığında, tecavüzcüyle evlilik geri getirilecek. Devlet eliyle çocuk istismarının yolu açılacak. Türkiye’de kadınların yaşam alanı daraltılıyor. Cumhuriyetin kazanımları teker teker ellerinden alınıyor. İstanbul’da 16 gün önce işten evine dönen 30’lu yaşlarda bir kadın apartman girişinde tacize uğradı. Komşuları müdahale bile etmedi. AYM kararına imza atanların hepsi erkek. İmzacı beyler, size sormak istiyorum. Sizin 12 yaşında kızınız ya da torununuz var mı? AYM’nin iptal kararları ışığında, ‘15 yaşındaki çocuğa diyoruz ki; tecavüze rızası vardır suç olarak kabul etmeyelim. Hatta evlendirelim. Evlendirdikten sonra beş yıl jandarmalık yapalım. Evlilik devam ettiyse tamam biz görevimizi yaptık. Ceza vermeyelim diyelim. Cezaları da kademeli daha az verelim. Bu, devlet eliyle çocukları cinsel istismara itmek demek değil mi? Ensest araştırmamıza göre yüzde 40 oranında ensest, çoklu tecavüzler varken, yeniden tecavüzcüyle evlilikte cezasızlığın getirilmesi, cezaların indirilmesi akıl almaz facialar doğurur. Türkiye için faturası çok ağır olur. Bir nesli yok eder." "Abesle iştigal" Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran "15 yaşındaki çocukta rıza aramak abesle iştigaldir" deyip şöyle konuştu: "AYM’nin iptal kararı, altı ay içerisinde benzer bir düzenleme yapılmadığı takdirde 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın artık cinsel istismar suçu olarak işlem görmeyeceği anlamına geliyor. Cinsel istismara maruz kalmış 15 yaşından küçük çocuklarda rıza aramak, en hafif tabiriyle abesle iştigaldir." "Çok vahim bir karar" Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Bahar Gökler: "Çocuk haklarına tamamen aykırı, çocuk istismarı suçlarını artıracak bir karar. Bu şekilde çocukları nasıl koruyacağız bilmiyorum. Her şeyden evvel uluslararası sözleşmelerce 18 yaşın altındaki her bireyin ‘çocuk’ kabul edildiği açıktır. Cinsel tacizde çocuğun rızası diye bir durum asla söz konusu olamaz. Çok vahim bir karar." İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Avukat Nazan Moroğlu: "İptal kararı, büyük sorunlara yol açacaktır. Çocukların her türlü taciz ve tecavüze korunmasız bırakılmış hale getirilmesine, kız çocuklarının eğitimden yoksun kalarak küçük yaşta evlendirilmesine yol açacak. Çocuklar yeniden mağdur edilirken bu suçların failleri de özgür bırakılmış olacak."

Kaynak: http://www.noktadergisi.info/gundem/kadin-dernekleri-aym-nin-karari-devlet-eliyle-cocuk-istismarinin-yolunu-acacak-h15011.html

Kadın dernekleri: AYM'nin kararı devlet eliyle çocuk istismarının yolunu açacak

 Kadın dernekleri: AYM'nin kararı devlet eliyle çocuk istismarının yolunu açacak

 

 

 

AYM’nin, 15 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı gerçekleştirilen her tür cinsel davranışı ‘cinsel istismar’ sayan TCK hükmünü iptal etmesi tepki çekti. Kadın dernekleri ve hukukçular kararın zaten büyük bir sorun olan istismarı artıracağı görüşünde. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, '15 yaş' hükmünün iptal edilmesiyle birlikte "tecavüzcüyle evlilik getireleceğini" belirtirken "Devlet eliyle çocuk istismarının yolu açılacak" dedi.

 

Hürriyet'ten Oya Armutçu'nun haberine göre, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) çocuk istismarına cezayı ‘orantısız’ diye iptal eden kararı kadınları ayağa kaldırdı. Hukukçular da karara sert tepki gösterdi. AYM ve Yargıtay kararlarına kadın dernekleri ve hukukçular ile siyasilerin tepkileri şöyle:

 

İki iptal AİHM yolunda

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü'nün konuyla ilgili değerlendirmeleri şöyle: 


 "Bu kararlar ışığında, tecavüzcüyle evlilik geri getirilecek. Devlet eliyle çocuk istismarının yolu açılacak. Türkiye’de kadınların yaşam alanı daraltılıyor. Cumhuriyetin kazanımları teker teker ellerinden alınıyor. İstanbul’da 16 gün önce işten evine dönen 30’lu yaşlarda bir kadın apartman girişinde tacize uğradı. Komşuları müdahale bile etmedi. AYM kararına imza atanların hepsi erkek. İmzacı beyler, size sormak istiyorum. Sizin 12 yaşında kızınız ya da torununuz var mı? AYM’nin iptal kararları ışığında, ‘15 yaşındaki çocuğa diyoruz ki; tecavüze rızası vardır suç olarak kabul etmeyelim. Hatta evlendirelim. Evlendirdikten sonra beş yıl jandarmalık yapalım. Evlilik devam ettiyse tamam biz görevimizi yaptık. Ceza vermeyelim diyelim. Cezaları da kademeli daha az verelim. Bu, devlet eliyle çocukları cinsel istismara itmek demek değil mi? Ensest araştırmamıza göre yüzde 40 oranında ensest, çoklu tecavüzler varken, yeniden tecavüzcüyle evlilikte cezasızlığın getirilmesi, cezaların indirilmesi akıl almaz facialar doğurur. Türkiye için faturası çok ağır olur. Bir nesli yok eder."


"Abesle iştigal"

Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran "15 yaşındaki çocukta rıza aramak abesle iştigaldir" deyip şöyle konuştu:


"AYM’nin iptal kararı, altı ay içerisinde benzer bir düzenleme yapılmadığı takdirde 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın artık cinsel istismar suçu olarak işlem görmeyeceği anlamına geliyor. Cinsel istismara maruz kalmış 15 yaşından küçük çocuklarda rıza aramak, en hafif tabiriyle abesle iştigaldir."

"Çok vahim bir karar"

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Bahar Gökler: 
"Çocuk haklarına tamamen aykırı, çocuk istismarı suçlarını artıracak bir karar. Bu şekilde çocukları nasıl koruyacağız bilmiyorum. Her şeyden evvel uluslararası sözleşmelerce 18 yaşın altındaki her bireyin ‘çocuk’ kabul edildiği açıktır. Cinsel tacizde çocuğun rızası diye bir durum asla söz konusu olamaz. Çok vahim bir karar."

İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Avukat Nazan Moroğlu: 
"İptal kararı, büyük sorunlara yol açacaktır. Çocukların her türlü taciz ve tecavüze korunmasız bırakılmış hale getirilmesine, kız çocuklarının eğitimden yoksun kalarak küçük yaşta evlendirilmesine yol açacak. Çocuklar yeniden mağdur edilirken bu suçların failleri de özgür bırakılmış olacak."

 

Kaynak: http://gazetekritik.com/gundem/hakan-canduran/1475/

Kadın Örgütleri Yargıya Gitmeye Hazırlanıyor

 Kadın Örgütleri Yargıya Gitmeye Hazırlanıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Anneliği reddeden kadın eksiktir, yarımdır" sözleri dikkatleri bir kez daha Türkiye'de kadının iş hayatındaki yerine çevirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Anneliği reddeden kadın eksiktir, yarımdır" sözleri dikkatleri bir kez daha Türkiye'de kadının iş hayatındaki yerine çevirdi. Kadın örgütleri yargıya başvurmaya hazırlanıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bütün Müslümanlar doğum kontrolünden uzak durmalı" mesajı kadınların tepkisini çekti. Erdoğan anneliğe bakışını da "Anneliği reddeden, evini çevirmekten imtina eden bir kadın iş hayatında ne kadar başarılı olursa olsun eksiktir, yarımdır. Anneliği reddetmek, insanlıktan vazgeçmektir" sözleriyle açıkladı. Ne var ki Türkiye'de devlet, anayasanın 41. maddesine göre, 'doğum kontrolünü, aile planlamasını uygulamak ve yürütmekle' yükümlü.

Erdoğan'ın annelik ve iş hayatı arasında böyle bir bağlantı kurmasına ülkedeki kadın örgütleri tepkili. Erdoğan'a açık mektup yazıp "Kadınları iş hayatından kopartamazsınız" mesajı veren Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, Erdoğan'a tepkilerinin nedenini ve kadının aile- iş hayatındaki sorunlarını DW'ye anlattı. "Erdoğan bir kez daha Anayasa'yı ihlal etmiş, doğum kontrolünün devletin görevi olduğunu bir kenara devletin bırakıp, kadınlara doğum kontrolünden uzak durmaları çağrısı yapmıştır" diyen Güllü, Erdoğan'ın hedefinin 'kadını evin içine itmek' olduğunu öne sürdü. Güllü, kadın istihdamındaki son yasal düzenlemelerin de Erdoğan'ın hedefine hizmet ettiğini söyledi: 

" Hükümet; erken yaşta evliliği doğrudan teşvik edecek düzenlemelere gidiyor. Üniversitedeyken evlenen kadına kredi ve iş imkanından sözediliyor. Genç kızların her ay düzenli bir miktar parayı hesaplarında tutarak çeyiz hesabı yaratabilecekleri ve bu kızlarımızın iş hayatında teşvik edileceği söyleniyor. Kadınların doğum yaptıktan sonra isterse 3 yıl işini dondurabileceği ve buna da işverenlerin onay vereceğine ilişkin düzenleme de yapıldı. Ancak gerçekler hiç de böyle değil. İşveren doğum izniyle birlikte işini donduran kadınları tercih etmiyor. Aslında söylediklerinin gerçeklerle ilgisinin olmadığını kendisi de bilen AKP hükümetleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadını tamamen evin içine itmek için planlı bir çizgide ilerliyor. Ama biz buna izin vermemek için tüm kadınlarımızı mücadeleye çağırıyoruz."

"Erdoağan'a dava yağacak"

Mayıs sonu itibariyle Türkiye'de bu yıl 107 kadının öldürüldüğünü ve bu kadınların yüzde 95'inin boşanmakta ısrarcı oldukları için hayatlarını kaybettiğini anlatan Canan Güllü, "İş hayatında daha başarılı, daha aktif olabilselerdi şiddetten kaçıp, hayatlarını kurtarabileceklerdi. Ama Türkiye'de hükümet, özgür kadın istemiyor. Türkiye'de hükümet, kadını evin içine hapsetmek istiyor" diyor.

Ülke çapında düzenli bir protesto sürecine gireceklerini belirten Güllü, "81 ildeki tüm kadınların mahkemeye gidip, Erdoğan hakkında manevi tazminat davası açması için avukatlarımızla gerekli hazırlıkları yapıyoruz. Büyük bir kampanya olacak. Her kadınla tek tek iletişim kuracağız. Erdoğan'a dava yağacak" şeklinde konuştu.

"Kadın istihdamı teşvik ediliyor mu?"

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de her üç kadından sadece biri işgücü piyasasında yer alıyor. İşgücüne katılım oranı yüzde 31,6; istihdam ise yüzde 27,5 olarak hesaplanıyor. Bu 20 milyon kadının işgücüne dahil olmadığı anlamına geliyor. Genç kadınlar arasındaki işsizlik oranını yüzde 26,1 olarak açıklayan TÜİK, tarımdışı işsizliğin yüzde 17,2 olduğunu hesaplıyor. TÜİK, "Tarımda kadınların neredeyse tamamı ücretsiz aile işçisi" tespiti de yapıyor.

Kadın istihdamı konusunda araştırmalar yapan ODTÜ'den Sosyolog Yıldız Ecevit TÜİK verilerini ve hükümetin kadın politikalarını DW'ye değerlendirdi. "Hükümet bir yandan kadını iş dünyasında aktif kılmaya çalıştığını iddia ediyor, bir yandan Cumhurbaşkanı anne olmayan kadının yarım olduğunu söylüyor. Bu da doğal olarak akıllara kadın istihdamı gerçekten teşvik ediliyor mu sorusunu akıllara getiriyor" diyen Ecevit, hükümetin son olarak doğum yapan kadınların 3 -5 yıl işten uzaklaşabilmesine imkan tanıyan düzenlemesinde 'çarpıklık' olduğunu söylüyor.

Ecevit "Kadınlar zaten çok profesyonel değil ki, 3 yıl işi bıraksın da, sonra geri dönsün. Hiçbir işveren de kadını beklemiyor. Hükümet de bunu biliyor. ve siyasi söyleme baktığınızda da kadın işgücünün umursanmadığını görüyoruz. Erdoğan'ın açıklaması bu durumun tescilidir" diyor.

Kadın istihdamında Türkiye'nin Avrupa'nın çok gerisinde kalması da dikkat çekiyor. AB Bakanlığı, hükümete gönderdiği son raporunda "kadınların işgücüne katılımı konusunda devletin tüm kurum ve kuruluşları ortak hareket etmeli" diyor. Rapora göre, Türkiye'deki 20-64 yaş grubundaki her 100 kadından ancak 29,7'si işgücüne katılıyor. AB ülkelerinde ise bu oran yüzde 62,3'e kadar çıkıyor. Ortalama yüzde 62 olsa da birçok AB ülkesinde çalışabilecek kadınların yüzde 70'inden fazlası işgücüne katılabiliyor.
 
Kaynak: http://m.haberler.com/kadin-orgutleri-yargiya-gitmeye-hazirlaniyor-8513200-haberi/

TKDF'den Keşir'e yanıt: Elimizdeki rapor sahte değil

 TKDF'den Keşir'e yanıt: Elimizdeki rapor sahte değil

TKDF'den Keşir'e yanıt: Elimizdeki rapor sahte değil

 

Katıldığı bir televizyon yayınında kadın derneklerini ‘evrakta sahtecilik’le suçlayan TBMM Boşanma Komisyonu Başkanı Keşir'e TKDF'den yanıt geldi.

Katıldığı bir televizyon yayınında kadın derneklerini ‘evrakta sahtecilik’le suçlayan TBMM Boşanma Komisyonu Başkanı, AKP Düzce milletvekili Ayşe Keşir’e Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’ndan (TKDF) tepki geldi.

“Kadınların ve kız çocukların haklarını sıfırlamak, çocukların tecavüzcüleriyle evlendirilmesinin önünü açmak” gibi bir dizi eleştiri sunulan komisyon raporunun gerçek olduğunu söyleyen Güllü, “Elimizdeki rapor, Komisyon Başkanlığı’nın şerh yazmaları için komisyon üyelerine gönderdiği  taslak rapordur” dedi. Güllü, Keşir’in kadın örgütlerini itibarsızlaştırmak ve hedef göstermek amacında olduğunu vurguladı. Taslak rapordaki maddelerin kadın örgütlerinin uzun yıllar mücadele ederek elde ettiği kazanımların kaybedilmesi demek olacağı için, kadın örgütlerinin rapor kesinleşmeden sürece müdahil olma gereği duyduğuna dikkat çeken Güllü, “Bu tarz  açıklamalarla kamuoyunda güvenilirlikleri yüksek olan biz kadın örgütlerinin  güven ve itibar kaybına uğramasının amaçlandığını düşünmekteyiz. Başkanın bu sözleri her türlü itiraza rağmen bağımsız kadın örgütlerine saygıdan uzak, kibirli bir yönetim anlayışının yeni bir göstergesidir; zira iktidar partisinin sistematik kadın düşmanı açıklamalarını ve kadın sivil toplum kuruluşlarına işbirliğinden uzak yaklaşımına ilişkin tarihimizi hatırlayınca böyle düşünmek için yeterince iyi nedenlerimiz bulunmaktadır” dedi. (HABER MERKEZİ)

Kaynak: http://www.evrensel.net/haber/281135/tkdfden-kesire-yanit-elimizdeki-rapor-sahte-degil

1976 Yılında Kurulan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'nun temel amacı "Kadının kalkınması yoluyla toplumun maddi ve manevi kalkınması için çalışmak ve bu konuda yardımlaşma ve dayanışmayı sağlamak"dır. Ve 43 yıldır bu temel amaçla çalışmalarına devam etmektedir.

İletişim Bilgilerimiz

Küçükesat Akay Cad. 15/2 06660 Ankara - Türkiye

+90 (312) 417 26 04

info@tkdf.org.tr