Benim de bir fikrim var!

Benim de bir fikrim var!

Milli Eğitim Bakanlığı, COVID-19 salgını nedeniyle başlattığı uzaktan eğitimi daha iyi bir seviyeye getirmek için çalışıyor. Bu konuda fikri olan herkesi o fikrini paylaşmaya çağırıyor. Bunun için de bir mikrosite açtılar.

Benim de bir fikrim var! Ancak benimkisi içerikten önce altyapıya yönelik. Aslında bu fikri Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü’nün çağrısıyla sizlere daha önce aktarmıştım. Altyapısı olmayan yerlere altyapı, bilgisayarı olmayan çocuğa bilgisayar kampanyası. Hepimiz el ele vererek büyük bir kampanya başlatmalıyız. Lütfen buradan, “Devlet yapsın” diyerek sıyrılmayın! Tabii ki devletin de yapması gerekenler var ama sorunlar büyük. Onlar hepimizin çocukları, hepimizin geleceği. Bu yüzden de hepimizin el ele vermesi gerekiyor.

Benim de bir fikrim var

UZAKTAN EĞİTİM YENİ NORMALİN PARÇASI

Gelin önce bir tabloya bakalım...

COVID-19’un henüz küresel çapta bir salgın olarak bilinmediği 10 Şubat 2020’de, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) altyapısını “eğitimde fırsat adaleti” anlayışıyla, yapay zekâ sistemleriyle güçlendiren Millî Eğitim Bakanlığı, salgın süreciyle okullardaki eğitime ara verilmesinin ardından dünyada uzaktan eğitime başlayan ilk ülkeler arasındaki yerini aldı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın uzaktan eğitim platformu EBA, bu süreçte yaklaşık 3.1 milyar tıklanma sayısıyla Türkiye’de en çok ziyaret edilen 10. site, dünyada ise en çok ziyaret edilen 3. eğitim sitesi oldu.

TRT ve TÜRKSAT’la gerçekleştirilen işbirliği ile TRT EBA TV İlkokul, TRT EBA TV Ortaokul ve TRT EBA TV Lise olmak üzere 3 televizyon kanalıyla eğitim verildi.

Ancak hem ciddi bazı eksiklik ve sorunlar var, hem de yeni bir döneme giriliyor. Dünya salgında birinci dalgadan bile kurtulabilmiş değil. Sonbahar ve havaların soğumasıyla birlikte dünya genelinde vaka sayılarında artış bekleniyor. Her ne kadar yüz yüze eğitim hedeflense de bu hedef gerçekleşmeyebilir. Edindiğim bilgilere göre, velilerin yüzde 46’sı salgın sebebiyle çocuğunu okula göndermek istemiyor. Bu ciddi bir rakam. Diğer yandan eğitimciler ve bakanlık çocukların eğitimi açısından da psikolojik açıdan da yüz yüze eğitimi isteseler de ortaya çıkabilecek ve üstlenilmesi zor bir risk var. İşte bu nedenle yeni dönemde uzaktan eğitim yeni normalin bir parçası haline gelecek.

BİLGİSAYARSIZ ÇOCUK KALMASIN!

Bakın, aşağıdaki rakamlar doğru!

1 milyon öğrencinin internet
erişimi yok.

1.5 milyon öğrencinin
bilgisayarı yok.

Milli Eğitim Bakanlığı uzaktan eğitimin altyapısını güçlendirmek, yani bir milyon öğrencinin internete erişimini sağlamak için çalışma yapıyor. GSM operatörleri ve teknoloji üreticileri de sosyal sorumluluk çerçevesinde masada.

Diğer yandan edindiğim bilgilere göre kapalı iken okullarda boş duran bilgisayarlar zimmetlenerek çocuklara evlerinde kullanabilmeleri için veriliyor.

Evinde birden fazla çocuğu olan ancak tek televizyonu olan ailelere ikinci TV ekranı da ulaştırılıyor.

Ancak rakamlar büyük. Sadece bakanlığın çabalarıyla başarıya ulaşılması pek de mümkün görünmüyor. Çocukların bilgisayarı, interneti veya televizyonu olmadığı için uzaktan eğitimden mahrum kalmaması için tüm toplum kesimlerinin el ele vermesi şart...

HAYDİ BAŞLATALIM KAMPANYAYI!

Bakanlık, Türkiye genelinde A’dan Z’ye tüm eksiklikleri çıkardı. Rakamlar biliniyor. Sırada bu yükü sadece devlete atmadan hep beraber üstlenmek olmalı. İşinsanları, ünlüler, dernekler, imkânı olan tüm bireyler elini taşın altına koysun, 1.5 milyon çocuğumuz da uzaktan eğitim görebilsin! Milli Eğitim Bakanı’na da buradan çağrıda bulunuyorum. Ben çok sayıda mesaj ve telefon aldım. Gönüllüleri çağırsın, öncülük etmek isteyenlerle kampanya bir an önce başlatılsın. Böylece hiçbir çocuğumuz uzaktan eğitimden mahrum kalmayacaktır.

 

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/hande-firat/benim-de-bir-fikrim-var-41594721?fbclid=IwAR1C6pEGLFop--DRXM7eV0y90yn6ZVlFG9yFk0UULc5gzC-MXNXLSBRvM9A