Kız çocuklarımızı tecavüz mağduru yapmayalım!

Kız çocuklarımızı tecavüz mağduru yapmayalım!

Biliyorsunuz, üç yıl önce gündeme getirilen “tecavüzcüye af” yasa tasarısı vardı. Bütün kadın örgütleri, sivil toplum örgütleri, gazeteciler ve halk olarak hepimiz kıyameti koparttık. Tasarı geri çekildi, yasalaşmadı. Üç yıl sonra yeniden hortladı, bu yeni yargı reformu paketi vesilesiyle. Nedir, ne değildir, TKDF Başkanı Canan Güllü’ye sordum...

Sosyal medyada bir şey dolanıyor. Arada 10 yaş fark varsa ve evlilik gerçekleşirse “tecavüzcüye af” deniyor... Nedir bu?

15 yaş ve altı “erken yaşta evlilik” yapmış kişiler hakkında -şikâyet olmasa dahi- kamu davası açılıyor biliyorsunuz. TCK’ya göre bu suç çünkü. İşte bu açılan davalarla, tutuklanan erkeklerle ilgili, çocuk istismarı hakkında açılan davanın affı sözü edilen. Bu konuyu içeren bir yasa taslağının TBMM’ye gelecek olan yargı paketinin içinde olacağı konuşuluyor ve üzerinde çalışılıyor TBMM milletvekillerince...

Bu affın şartları ne?

Dini nikâhla evlilik yapmış bu kişilerin arasında yaş farkının 10 yaş üstü olması gerekiyor ve evlilik birlikteliğinin 5 yıl devam etmiş olması isteniyor.

Peki bu ne anlama geliyor?

Çocuklarımıza tecavüz edenlere karşı işlenmiş suç için af kılıfı getirilmeye çalışılıyor... Anlamı bu! 2016’da TBMM’ye 286 kişi için verilen ve o zaman her görüşten vatandaş ve sivil toplum örgütleri tarafından reddedilen bu önergeyle, bugün 10 bin kişinin işlediği “suç”, cezasız bırakmaya çalışıyor. Felaket! Üstelik bu, çocuklar için 23 Nisan bayramını ilan etmiş bir ülkenin meclisinde konuşuluyor...

2015’te Anayasa Mahkemesi’nin “Resmi nikâh olmadan dini nikâh olmaz” diyen TCK maddesi iptal edilmişti değil mi?

Evet. Sonra 2016’da “tecavüz önergesi”yle tecavüzcüler aklanmaya çalışıldı. Şimdi ise aklamayı yasalaştırma çalışmalarına “merhamet adaleti” getirerek, duygusal sömürüyle tecavüzü aklayacak irade devrede...

‘Evlilik’le çerçeve çizilmesine rağmen ERKEN YAŞ EVLİLİKLERİ TECAVÜZDÜR! Hukuken yasak olan bu evlilikler ÇOCUK İSTİSMARIDIR!

Tecavüzle kastedilen nedir?

15 yaş altı evlilikler yasak ülkemizde. Medeni Kanun, 16 yaş için aile izni ve hâkim yetkisiyle resmi nikâh yetkisi veriyor. Dolayısıyla, izinsiz ve hukuken yasak olan bu evlilikler, çocuk istismarı sayılıyor. “Evlilik”le çerçeve çizilmesine rağmen bu bir tecavüzdür! Hukukun izin vermediği ve gizli yapılan bu eylem istismardır! Ayrıca eğer sözü edilen bu tasarı kabul edilirse, devletimiz Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları sözleşmesine imza atmış olmanın sorumluluklarını yerine getirmemiş oluyor.

ÇOCUK İSTİSMARI KONUSU ÇOCUK OYUNCAĞI DEĞİL!

“ÜLKEMİZDE yaygın şekilde erken yaş evlilikleri var. Özellikle kırsalda, kız çocukları bu olayın mağduru. İmam nikâhıyla yapılan bu evliliklerde oyuncakla oynayacağı yerde, sorumluluklar altında eziliyor kız çocukları. Bilmedikleri bir dünyanın kadınlık rollerini üstleniyorlar. Bu nedenle biz Çocuk istismarı konusu çocuk oyuncağı değil! diyoruz.”

Düşünün, 10 yaşında bir kız çocuğu 21 yaşında biriyle evlendirilmiş. Devlet, ‘Suç ama ben affederim!’ diyor.

DEVLET AFFETSE DE BİZ AFFETMİYORUZ!

Neden 10 yaş fark aranıyor af için?

Vallahi anlayabilmiş değiliz. TBMM Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu’nun elinde Kars ili raporu var. O raporda, 10 yaşında evliliklerin arttığı rapor edilmiş. Şimdi 10 yaşında olup 21 yaşında biriyle evlendirilmiş bir kız çocuğunun halini düşünün lütfen. Devlet diyor ki “Suç! Ama ben affederim!” Devlet affetse de biz affetmiyoruz. 10 yaş farkını ortaya çıkaranlar, konunun vahametinin farkında değiller!

ÖNLEMEYİ SOSYAL ADALET ÇERÇEVESİNDE YAPIN!

Nasıl olabilir böyle bir şey?!

Bilmiyoruz. Devlet, “Affedelim, bundan sonra yola devam edelim!” diyor. Peki “Bundan sonra olmayacak” diye bir madde getiriyor musunuz? Hayır! Önlemeyi sosyal adalet çerçevesinde yapsanız, yani geride kalan mağdura maaş bağlasanız, çocuğuna eğitim yardımı ve yine mağdura iş imkânı yaratsanız, af yerine suç cezasız kalmaz ve bu tür evlilikler azalır. Ama af konuşulduğundan beri hızla artan bu oran, gelecekte de artacaktır. Yeni af isteyeceklerine ne cevap verilecek? Kız çocuklarımız, gelecek nesil demek bizim için. Lütfen onları tecavüz mağduru yapmayalım.

SUÇ AFFEDİLİRSE AZALMAZ, TERSİNE ARTAR!

Siz ne diyorsunuz?

Biz karşı çıkmaya devam ediyoruz ve edeceğiz! Sayın Cumhurbaşkanı’ndan ve Adalet Bakanı’ndan randevu istedik. Barolarımızın Kadın Hakları ve Çocuk Hakları merkez sorumluları ve kadın dernekleri olarak durumu anlatmak ve yanlış bilgileri düzeltmek istiyoruz. Bu sorunun önce rakamsal verilerini tespit etmeli ve ailelerin durumu üzerinden sosyal faydayı hayata geçirmeliyiz. Bunun için biz TKDF olarak üzerimize düşen istihdam edilme sorununu çözmeye hazırız. Onları hayata adapte etmeye psikolojik olarak destek olmaya da hazırız.

ÇOCUKLARIMIZ BİZİM GELECEĞİMİZ

Siz nasıl bir çözüm öneriyorsunuz?

Bir kere, erken yaşta evlendirilen yani istismara uğrayan bu kişilere yaşayamadıkları hayatı anlatacağız. Onların tamamlayamadıkları eğitimi tamamlamaları için olanak sağlamaya ve geri dönüşle kendilerine yeni bir şans verilse ne yapacakları sorusunun cevabıyla yol almaya çalışacağız. İstihdam edilmeleri ve kadınların insan hakları konularında bilgilenmelerini sağlayabiliriz. Altını çizerek tekrar ediyoruz: Suç affedilirse azalmaz. Tam tersine, artar! Çocuklarımızı sahte din tacirlerine, merhameti, adaletle karıştıranlara yem etmeyelim. Onlar bizim geleceğimiz...

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ayse-arman/kiz-cocuklarimizi-tecavuz-magduru-yapmayalim-41363323