Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Basın Duyurusu
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü
Kadına yönelik şiddet, insanlık tarihinin en eski ve en yaygın insan hakları ihlallerinden biri olarak yüzyıllar boyunca “özel alan” denilerek görünmez kılınmış; fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik boyutlarıyla kadınların hayatını kuşatan bu şiddet, toplumsal normlar ve hukuki düzenlemelerce uzun süre meşrulaştırılmıştır. Bugün, kadın hareketlerinin kararlı mücadelesi ve uluslararası normların gelişimi sayesinde bu sorun, tüm dünyada temel bir insan hakları ihlali olarak tanınmaktadır.
25 Kasım tarihinin kökeni, Dominik Cumhuriyeti’nde diktatörlüğe direnen Mirabal Kardeşler — Patria, Minerva ve María Teresa — anısına dayanmaktadır. “Las Mariposas” olarak bilinen bu üç kız kardeşin 25 Kasım 1960’ta katledilmesi, kadınların ataerkil şiddete karşı direnişinin sembolü hâline gelmiş; 1981’de Latin Amerika ve Karayip Ülkeleri Feminist Encuentro’sunda 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak ilan edilmiş ve 1999’da Birleşmiş Milletler tarafından resmî olarak kabul edilmiştir.
Türkiye’de ise kadına yönelik şiddetle mücadelenin görünür hale gelmesi, 1987’deki “Dayağa Karşı Dayanışma Yürüyüşü” ile ivme kazanmış; 1990’lardan itibaren kadın örgütlerinin, feminist kolektiflerin ve üniversite topluluklarının çabalarıyla 25 Kasım her yıl toplumsal bir farkındalık gününe dönüşmüştür. 2000’lerle birlikte kamu kurumları, belediyeler ve uluslararası kuruluşların da sürece dahil olması, Türkiye’nin taraf olduğu CEDAW, Pekin Deklarasyonu ve BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri gibi belgelerle birlikte devlet sorumluluğunu pekiştirmiştir.
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu olarak yıllardır sürdürdüğümüz çalışmalar; ülke genelindeki farkındalık kampanyaları, Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı aracılığıyla elde ettiğimiz veriler ve kamu politikalarına sunduğumuz somut önerilerle 25 Kasım’ı Türkiye’deki en güçlü savunuculuk günlerinden biri hâline getirmektedir. Kadın cinayetlerine, şiddetin tüm biçimlerine, tacize, dijital istismara ve cezasızlık kültürüne karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
Son yıllarda 25 Kasım eylemlerine katılan kadınlara yönelik kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullanması, kadına yönelik şiddetle mücadelenin en temel ilkesine — şiddetsiz yaşam hakkına — bizzat bu günde dahi müdahale edildiğini göstermektedir. Bu tablo kabul edilemez olup, kadınların yaşam hakkını savunmayı daha da hayati kılmaktadır.
25 Kasım, Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğini, kadınların yaşam hakkını, 6284 sayılı Kanunun uygulanmasını ve devletin şiddetle mücadeledeki yükümlülüğünü hatırlatan önemli bir gündür. Kadın hareketinin 1990’lardan bu yana büyüttüğü ve bugün devlet, sivil toplum ve uluslararası kuruluşlar tarafından sorumluluk günü olarak kabul edilen bu tarih, kadınların yaşam hakkı mücadelesinin en görünür olduğu gündür.
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu olarak, kadına yönelik şiddetin hiçbir biçiminin meşru olmadığını ve kadınların yaşam hakkının ertelenemez, pazarlık konusu edilemez bir hak olduğunu yineliyor; eşitlik, adalet ve yaşam hakkı için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
Canan GÜLLÜ
TKDF Yönetim Kurulu Adına Başkan